More share buttons
Share on Pinterest
There are no images.
Paylaşın










Submit

gözden kaçan bazı basit gerçekler

hayatınızı nasıl kazandığınız önemli değil aslında. ister maaşlı çalışıyor olun, ister kendi işinizi yapıyor olun. asıl soru: ne satıyorsunuz? kime satıyorsunuz? tüm gün maaşlı çalışan plaza insanı olsanız bile, aslında kendi işinizi yapıyorsunuz.

Share on Pinterest
Paylaşın










Submit

bırakma zamanı 4

sadece fiziksel özelliklerinizle sizden etkilenmiş olan biri çok fazla uzun olmayan bir sürede size olan ilgisini yitirecektir.

Share on Pinterest
Paylaşın










Submit

bırakma zamanı 7

bazen tartışma ilişkiyi kurtarırken, sessizlik bitirir. kalbinizden geçeni söylemelisiniz ki ileride pişmanlık yaşamayın. hayat sadece başkalarını mutlu etmekten ibaret değil. hayat, aynı zamanda…

Share on Pinterest
Paylaşın










Submit

son yazılar;

işinizi bırakma zamanı mı?

işinizden memnun musunuz? değilseniz bu konuda ne yapıyorsunuz? çoğunlukla işinden memnun olmayan insanlar en kısa zamanda başka bir iş arayışına girerler. peki bu tepkimiz, tatmin olacağımız bir iş bulmamızı sağlar mı?

Arşivler

Beni Twitter’da takip edin

doğru soruyu sormak

 

çoğumuz nereye gideceğimize dair ciddi bir planlama yapmıyoruz (hatta bazılarımız hiç planlama yapmıyor). hatta çoğumuz nerede olduğumuza dikkat etmediğimiz için varmak istediğimiz yere ne kadar sürede gidebileceğimize dair bir fikre de sahip olamıyor doğal olarak.

sorunun, cevabı belirlediğini vurgulayan bir hikaye var; belki biliyorsunuzdur. adamın biri, bir dağ köyüne gidiyormuş. ilk defa gittiği için yolu da tam bilmiyormuş. yokuş yukarı patikadan yürürken bir ağacın altında uyuklamakta olan yaşlı bir adama rastlamış. daha ne kadar bu sıcakta yürüyeceğini merak edip sormuş;

– merhaba amca. (adını siz koyun) köyüne daha ne kadar var?

gölgede uyuklayan amcadan hiç ses çıkmamış. adam duymadığını düşünerek bu sefer daha yüksek bir sesle tekrarlamış sorusunu. ama yaşlı amca hiç oralı olmamış. adam da bu faydasız görünen beklemeden sıkılıp tekrar yürümeye başlamış. o giderken yaşlı amca gözünü aralamış; 20-30 adım kadar adamı izledikten sonra;

– şş, baksana!

adam arkasına dönüp yaşlı amcaya bakmış. yaşlı amca devam etmiş;

– o yürüyüşle 1,5 saatte varırsın

bu tavrı sinir bozucu bulanlar olabilir. ama şöyle de bir gerçek var: senin nasıl hareket ettiğin, seçimlerin, tavrın; alacağın sonucu belirliyor. bunu bilelim de “o kadar uğraşıyorum ve o kadar istiyorum, neden hayatımda istediklerim olmuyor” diyerek hayalkırıklığı yaşamayalım. neyi nasıl yaptığımız, sonucu ne zaman alacağımızı, hatta sonuç alıp alamayacağımızı bile belirliyor. istemek, tek başına yeterli değil.

kişisel markalaşmanın temelinde yatan ana fikir de bu; “neyi neden istiyoruz ve bu konuda neyi nasıl yapmak gerekir?” ve geleceğimizi nasıl değiştirebiliriz?

evet, hayatımızı değiştirebiliriz… ama değişim, nereden ve nasıl başlıyor? bu konuda yapmamız gerekenleri mi yapıyoruz yoksa işimize geleni mi? uzun lafın kısası; hayatımızda değişim istiyorsak bunun için uğraşmamız gerekiyor. oturduğumuz yerden sadece “isteyerek” hayat değişmiyor ne yazık ki…