More share buttons
Share on Pinterest
Paylaşın










Submit

basit düşünün. bu öneriyi daha önceden de mutlaka duymuşsunuzdur. söylemesi kolay da uygulamada sıkıntı yaratabiliyor; yani basit düşünmek ve basit yaşamak sanıldığı kadar kolay olmuyor. özellikle de hayat, olayların hızlı gelişmesi ve değişmesinden dolayı fazlasıyla komplike ve stresliyken. ancak yine de hayatımızdaki bazı detayları eleyebilirsek, bir noktaya kadar basitliği yakalamış oluruz aslında (neyse ki hayatı sıkıcı veya daha az ilginç yapacak bir basitlik değil).

çok fazla sorumluluk

mesela bir iki yıl öncesini bir düşünün. o günden beri hayatınızda fazladan ne kadar sorumluluk aldınız. üzerimizde çok fazla yük, çok fazla iş, çok fazla proje ve çok fazla özveri var; özellikle büyük şehirlerde.

hepsi üst üste geldiğinde yıpratıcı oluyor ve stresimizi arttırarak verimliliğimizi düşürüyor.

bu fazlalıklar o kadar çeşitli ki; yeni cep telefonundan yeni yüzme havuzuna, yeni eve kadar değişiyor. herkesin farklı yükü var. ama sonuca baktığımızda herkesin yükü kendine ağır. yenilikleri takip etmek güzel ama beraberinde farklı sorumluluklar ve devamlılık gerektirebiliyor. o yüzden, sahip olduklarınızın hangilerinin size sahip olduğunu bir düşünün. siz farkında  olmadan hangileri fazladan yük yaratıyor?

hayatınızı basitleştirmeye çalışın. her şeyin sorumluluğunu üstünüze almayın. bir noktaya kadar bencillik hayat kurtarır. gelecek endişesi de sorumluluk duygusunu olumsuz anlamda arttırıyor. ne yapacaksanız içinde bulunduğunuz anda yapacaksınız. gelecek böyle oluşuyor. ama vaktinizi endişelenerek geçirirseniz, elde edeceğiniz sonuç, o endişeden daha kötüsü olacak. çünkü geleceğinizi değiştirmek için içinde bulunduğunuz anda hiç bir şey yapmıyorsunuz.

inancı sınırlamak

inancınızı sınırladığınızda olabileceklere değil de yaşadığınız gerçeğe kendinizi teslim edersiniz. bu olumsuz bir yaklaşım. geleceğinizi bugün yaşadığınız gerçeğiniz değil bugünkü seçimleriniz oluşturur.

yıllar boyunca sosyal koşullanma, medya reklamları ve çevre baskısı, insanın gerçeğini şekillendiriyor. bunun sonucunda siz de yapabileceğiniz ve yapamayacağınız şeylere karar veriyorsunuz. muhtemelen kendinize bazı konularda yeterince iyi olmadığınızı, akıllı olmadığınızı veya yetenekli olmadığınızı da söylüyorsunuz. kendinize olan inancınızı sınırlamış oluyorsunuz.

kendinize olan inancınız kadar alırsınız hayattan. daha fazlasını zaten isteyemiyorsunuz. o yüzden hayattan şikayet etmek, hayıflanmak, imrenmek sizi daha da kötü hissettiriyor ve beklentilerinizi gerçekleştiriyorsunuz. kendinize layık görmediğiniz bir hayata imrenerek o hayatı yakalamanız mümkün değil. çünkü şikayet ettiğiniz, kendinizi ve şartlarınızı yeteriz gördüğünüz sürece o hayatın gerektirdiği adımları atmayacaksınız.

kısaca, sizi mutlu ve başarılı olmaktan, yaşamak istediğiniz hayatı yaşamaktan alıkoyan bu düşünceyi durdurmanız gerekiyor. içinde bulunduğunuz ana odaklanın ve geleceğinizi değiştirebilecek fırsatları görmeye çalışın. şikayet etmeyi ve kendinize üzülüp acımayı bırakın.

olumsuz ilişkiler

bazı insanlarla olan ilişkiler duygusal açıdan tüketici olabilir. hatta kendinizi zihinsel olarak suistimal edilmiş ve sizden faydalanılmış gibi hissedebilirsiniz.

iyi arkadaşım dediğiniz kişiler de bu kategoriye dahil olabilir. konuyla ilgili iki yazımı (toksik kişilerle başa çıkmak – toksik kişiler) okumanızı öneririm. yardımcı olabilir.

siz değişiyorsunuz ama çevrenizdeki insanlar değişmiyorsa, bu durumda aranızda uyumsuzluk olacaktır. ister sevgiliniz olsun ister arkadaşlarınız, hayata bakış açınızda meydana gelecek değişimler ilişkilerinizi olumsuz etkileyebilir. bu durumda bir seçim yapmanız gerekiyor; eski düşünce yapınızla ve o düşünce yapısıyla edindiğiniz arkadaşlarınızla yarattığınız hayatınız veya değişimi seçip, istediğiniz hayatı yaratmak üzere farklı bir yola gitmeniz.

bu söylendiği kadar kolay değil elbette ama güzel şeyler için zorlukları yenmek gerekiyor, zira kötü şeyler hiç çaba sarfetmeden gelir.

sorununuz olan kişiye karşı nazik olun ve nasıl hissettiğinizi söyleyin, ama kendisini değiştirmeme konusunda sert davranacağı ve kestirip atacağı ile ilgili de hazırlıklı  olun.

olumsuz ilişkilerinizi bitirdikten sonra enerjinizin ne kadar yükseldiğine şaşıracaksınız.

stresli iş

yönümüzü doğal olarak gençken belirliyoruz ama yıllar içinde işimiz başa çıkamayacağımız derecede stresli hale gelebilir. hatta bizi kapana kısılmış ve mutsuz da hissettirebilir.

kendi işinizde yöneticileriniz bile olsa işlerinizin yolunda gittiğine emin olabilmeniz için işinizin başında durmanız gerekebilir ve bu tüm vaktinizi alabilir. bazen çok çalışma ve fedakarlık karşılığında iyi para kazanabilirsiniz ama bunu yapabildiğiniz sürece.

sevdiğiniz bir iş yapmıyorsanız alternatif iş arayışına girmeyi düşünebilirsiniz.herkesin paraya ihtiyacı var ve elinizde hazır seçenekleriniz olmayabilir. ancak, istediğinizi elde edebilmek için planlama ve farklı şeyler üzerinde çalışma gücüne sahipsiniz. bunu değerlendirmek sizin elinizde. yapmanız gereken şey, şikayet etmeden neler yapabileceğinizi araştırmak.

borçlar

borçlarınız sizi başkalarına esir eder. özgürlüğünüzü ve seçeneklerinizi kısıtlar… ve borçlarınızı ödeme önceliğinizden dolayı, sizin için harika olabilecek fırsatlardan vazgeçmenize neden olur. o yüzden önce borçlarınızı azaltmayı ve ardından onlardan kurtulmayı hedefleyin.

ilk adım olarak, borçlarınıza borç eklemeyin. çok sıkılmış olabilirsiniz ama “benim de iyi yaşamaya hakkım var” diyerek kredi kart(lar)ınıza yüklenmekten ve kredi almaktan vazgeçin. tabi ki iyi yaşamak sizin de hakkınız ama bunun için önce bunu sağlayacak şekilde davranmalısınız; ve bunun yolu borç almak değil. özellikle, yeni televizyon, tatil ve gereksiz zımbırtılara para harcamayın… en azından hedefinize ulaşıncaya kadar.

ikinci olarak, gereksiz harcamalardan kaçınıp önceliği borçlarınızın ödemesine verin. mesela, dışarıda yemek yemeyi bir süre erteleyin, evde yiyin. biriktirdiğiniz her kuruşu borçlarınızı ödemek üzere kullanın.

borçlarınızı ne kadar hızlı eritirseniz, sizi özgürlüğünüze ulaştıracak planlamanızı o kadar çabuk hayata geçirmeye şansınız olur. borcunuzu bitirdikten sonra hem acil durumlar hem de tutkularınıza yatırım yapmak için para biriktirmeye başlayabilirsiniz.

karamsarlık

hayatta ölüm, hatalı yatırımlar, afet gibi başa çıkması zor şeyler gelebilir başımıza. bu tür durumların üzerimizde büyük etkisi var; özellikle kontrolümüz dışında gerçekleşiyorsa. ama bir şekilde daha hızlı bir şekilde üstesinden gelebilir ve hayatınızı kötüleştirmesine izin vermeyebilirsiniz.

şu an ne yaptığınızı çok iyi bildiğinizi düşünüyor olabilirsiniz; ama an gelir de aslında ne yaptığınızla ilgili hiç bir fikre sahip olmadığınızı anladığınızda hemen karalar bağlamayın. kendinizi suçlamak, kayıplarınızı geri  getirmeyecek. o yüzden kendinizi suçlamayı (hatta belki de kendinize acımayı) bir kenara bırakın ve öncelikle verdiğiniz kararın arkasında durun. o kararı siz verdiniz ve sonucun sorumlusu da sizsiniz (ve bu kötü bir şey değil). başarısızlığın ve kötü sonuçların yarattığı karamsarlığı devam ettirmeniz sizi daha da kötü duruma sokacaktır. yapmanız gereken şey, durumunuzu kabullenmek ve daha iyisini nasıl yapacağınıza kafa yormak.

geçmişinizle barışmanın bir yolunuz bulun ve hayatınıza devam edin. karar vermek ve hayatınıza devam etmek, kendinize olan güveninizi toparlamanıza yardım edecek ve hayatınıza devam etmenizi zorlaştıracak olan karamsarlığınızı sürdürmemiş olacaksınız.

nefret

nefret, bir zehir gibidir… kızgınlığa, üzüntüye ve sonunda acı çekmeye yol açar. bir şeye kızmakla ondan nefret etmek çok farklı iki duygu. nefre etmenin hiç bir faydası yok.

birine karşı bir  düşmanlık besliyorsanız, bırakın. nefret ettiğiniz kişi(ler)den çok kendiniz zarar görürsünüz ve yavaş yavaş hayatınızın kalitesini düşürmeye başlar.

nefreti hayatınızdan çıkartmanın en iyi yolu affetmektir. büyüklük sizde kalsın, affedin ve hayatınıza devam edin. intikam almaya odaklanmayın. intikam sadece pişmanlığa neden olur. affetmeyi unutmak olarak algılamayın. hatırlayın, kabul edin ama size zarar verecek nefret ve intikam duygularıyla hayatınızın gidişatını oyalamayın. nefret, hayatınızın kalitesini düşürürken, affetmek kendinize verdiğinizi değeri arttırır.

yukarıda bahsedilenlerin bir kısmını bile hayatınızdan çıkarsanız sırtınızdan büyük bir yük eksilmiş olacaktır. bunun yanında, yaptığınız işlerden keyif almanızı sağlayacak duygusal özgürlüğünüze de kavuşmuş olacaksınız.

Share on Pinterest
Paylaşın










Submit