çoğumuz ne istemediğimizi biliyoruz da ne istediğimiz sorusuna cevap vermemiz için düşünmemiz gerekiyor. olumsuz bakış açısı denilen şey de tam olarak bu işte. istemediklerimizi listeliyoruz kafamızda. istemediklerimize odaklanmak daha kolay geliyor. e bunun sonucunda dikkatimizi çeken şeyler de istemediklerimiz oluyor. ve o ünlü soru: “neden benim başıma geliyor”. sırf bu yüzden hayal kurmuyoruz çoğumuz. belirgin bir hayalimiz yok… varsa da kendimizden bile gizleyip tozlanmaya bırakmış durumdayız. hayal kelimesi belki “ulaşılmazı” niteliyor diye düşünüyoruz. e o zaman da bize bir hayalin var mı diye sorulduğunda “ben hayal kurmam” diyerek kestirip atabiliyoruz.

vazgeçmeoysa ki insanın bir hayali olması, hayata yön vermenin, geleceği şekillendirmenin ilk basamaklarından biri. geleceğimizi yaratmaya başladığımız an ulaşmak istediğimiz konuda hayal kurmaya başladığımız andır. aslında asıl iş hayal kurduktan sonra yapılması gerekenlerde yatıyor. ama ne yazık ki hayal kurmayı hayallerde bırakıp, bir mucize umarak gerçekleşmesini bekleyip gerçekleşmediğinde yaşadığımız tek şey, o hayallerin kırıklarında yürümek oluyor.

hayallerin gerçekleşme süresi, ulaşmak istediğimiz hayalimiz için yapmamız gerekenleri yapma biçimimize göre değişiyor. kısa da olabilir uzun da… inanca, süreç içinde yapılanların hızına ve istikrarına bağlı.

nasıl gerçekleştirileceği bir yana, sürekli yapılan “yapılmayan”lar, hayallerimizin neden gerçekleşmediğinin cevabını veriyor. gerçekleşeceğine olan inancımız ne kadar zayıfsa, hayallerimizden o kadar hızlı vazgeçiyoruz. bu konuda oldukça başarılıyız aslında; yani hayallerimiz gerçekleşmiyor değil, biz vazgeçiyoruz.

dolayısıyla, aşağıdakileri yaparsak hayallerimizden vazgeçmemizi ve hayallerimizin gerçekleşmemesini kesinlikle sağlayabiliriz;

  1. bir gecede başarıya ulaşacağımıza inanalım: mutlaka duymuşsunuzdur bir gecede başarılı olan insanları. çok kısa sürede başarılan herşeyin arkasında bir çaba var ve o çaba gecelik değil. elde edilen o başarı, hayatta yaptığımız herşeyin sonucunda ulaşılan bi an sadece. asıl hikaye o “an”da değil o ana gelene kadar olan süreçte.
  2. aradığımız cevapların bir başkasında olduğuna inanalım: kendi kararlarımızı kendimiz vermek durumundayız. bizim için en iyi cevap kesinlikle bir başkasında değil… bizde. dolayısıyla hayallerimizle ve hayallerimizi gerçekleştirmek için yapacaklarımızla ilgili birilerinin bize ne söylediği değil bizim kendimize ne söylediğimiz önemli.
  3. sadece sonuç garantiyse işe girişelim: hayatta böyle bir garanti yok. süreç inişli çıkışlı olabilir. bir çok kez başarısızlık yaşanacağını garanti edebilirim bile. ama o başarısızlıklardan alınacak her ders başarı için bir adım. yeter ki o ders alınsın.
  4. hatanın hep başkasında olduğuna inanın: şu yakınmaları mutlaka duymuşuzdur:

      • “çok iyi bir fikrim var ama hiç bir yatırımcı fikrimdeki fırsatı görmüyor”
      • “süper bir ürün yarattım ama piyasalar çok kötüydü, satışlar iyi gitmedi.”
      • “işi yapacak yetenekli birini bulamadım; takımım istediğim gibi çalışmıyor.”

    eğer hayallerimiz varsa, onları gerçekleştirmek bizim sorumluluğumuzda. yukarıdaki bahanelerin hepsi gerçek de olabilir; hiç kimse tek başına başarılı olmuyor. hayallerimize sahip çıkmazsak gerçekleşmemelerinin sorumluluğu bizde, başkasında değil.

  5. önemli olanın sadece hayaller olduğuna inanalım: hayat sadece hayallerden ibaret değil… hayat bir yolculuk. bir hayalin gerçekleşmesi anlık bir olay ama hayat öyle değil. o yüzden hayalimizi gerçekleştirmek, o hayale ulaşırkenki yolculuktan keyif almamızla mümkün oluyor.yolculuk ise çok basit. adımlardan oluşuyor. bazı adımlar çok doğruyken bazıları doğru olmayabiliyor. bazen ayağımız takılabiliyor. eğer doğru bir adım atmışsak bunu kutlamalıyız. yanlış attığımız adımlara hayıflanarak vakit kaybetmeye gerek yok. önemli olan onları öğrenecek bir şeylere dönüştürmek.dolayısıyla, her adımımızı kutlanacak veya öğrenecek bir şeye dönüştürebilirsek yolculuktan keyif alırız.

yani kısaca; hayallerimizin gerçekleşmediği falan yok; aslında biz terkediyoruz onları… ama nedense suçlu da hep başkası oluyor.

 

0 0 oy
Yazıyı Puanlayın
0
Yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın :)x
()
x