son zamanlarda kişisel markalaşmaya dair -özgün olmanın gerekliliğinden, markanızı temel değerlerinize yerleştirmeye kadar- pek çok şey yazılıp çiziliyor. hepsi çok güzel… de kişisel markalaşmanın farklılaşmak için ne kadar gerekli olduğundan bahsedilmiyor. Başka bir deyişle, markalaşmak istediğimiz konuda/konularda nasıl dikkat çekeceğiz ve akılda kalacağız? acaba kişisel markalaşmanın detaylarını öğrendikçe iyi bir izlenim bırakma konusu daha da mı zor oluyor?

Mesela, bir networking etkinliğinden eve bir avuç kartvizitle döndüğünüzü düşünün. katları ayırırken hangi  kartın kime ait olduğunu hatırlamaya çalışırsınız ve sayı ne kadar çoksa o kadar karışır aklınız. bu karışıklıkta kişisel markası güçlü ve farklarını ortaya koymuş olanları hatırlamak daha kolay oluyor. tabi ki burada hedef iyi giyim, karizma, enerjik olma, ilginç ve konuşmaya ilgili olma gibi olumlu sebeplerden dolayı akılda kalmak.

iyi bir izlenim bırakma umuduyla abuk subuk yöntemler yaratmak anlamsız. kim olduğunuzun farkındalığı içinde olmanız yeterli. benzersizliğinize değer verin ve kendiniz olmaktan asla çekinmeyin. (tabi burada hemen belirtmem gerekir ki genel olarak rahatsız edici tavrınızı savunmak adına “ben böyleyim arkadaş, beni kabul edecek kişi böyle kabul etsin. gerisi hikaye” söyleminden bahsetmiyorum)

özelikle işe yarayan yöntemlerden biri sizi iyi tanıyan bir arkadaşınızdan sizi dürüstçe tanımlamasını isteyin. iyi bir izlenim bırakıp bırakmadığınızı, güçlü ve baskın yönlerinizin neler olduğunu, hangi alanlarda kendinizi geliştirmeniz gerektiğini sorabilirsiniz. kesinlikle dürüst bir eleştiri önemli. dolayısıyla, gerçekten yapıcı eleştiri yapacağına ve dürüstlüğüne güvendiğiniz biri olmalı ki söylediklerine güvenebilesiniz. kendinizle ilgili yorumu aldıktan sonra cesur ve olabildiğince tarafsız olun. güçlü olduğunuz noktaları ve kendinizi geliştirmeniz gereken alanları yansıtma konusunda dikkatli olmanız gerekiyor. zira özellikle bu konularda hazırlıklı ve farkındalık içinde olmak daha iyi sonuç veriyor.

kendimize özgü farklılaştırma yöntemleri çok çeşitli ve çok fazla; ev hangi güçlü yanlarımızı bize özgü ve etkili bir şekilde nasıl öne çıkaracağınıza sadece siz karar verebilirsiniz. çünkü konu siz ve markanız olduğunda sormanız gereken ilk soru “farklılaşma amacınız ne?” olmalı.

rekabet artık bir önceki yıldan da yoğun. aldığımız standart (lise ve üniversite) eğitimi almış sayısız rakibimiz var. yani kendimizi okul dışında da eğitmemiz gerekiyor. iş başvurusu yaptığımızda “neden ben tercih edileyim?” ya da kendi işimizi yapmaya karar vermişsek “neden benimle çalışılsın veya ürettiğim ürün satın alınsın?” sorularını kendimize soruyor muyuz? her çalışmanın (öyle ya da böyle) para kazanma amacı var… ama bu farklılaşmanın anahtarı değil. sizin hayattan ve yaptığınız işten beklentiniz nedir? dükkan açtınız ve müşteri gelsin de benden alışveriş yapsın diye beklediğinizde sonuç alabilir misiniz? veya işe girdiniz ve kendinizi geliştirmeden çalıştığınız iş yerinde işinizin garanti olduğunu iddia edebilir misiniz?

hayatta garantisi verilecek yegane şey; kişininin kendisini iyi eğitip, iyi donanımlı ve ne istediğinin bilincinde olmasının getireceği güven sayesinde rakipleri arasında farkedilir olması. kalabalıktan ayrılmak ve farkedilir olmak, hedefleriniz doğrultusunda planlama yaptıysanız ve bu doğrultuda eyleme geçtiyseniz, kesinlikle istediğiniz sonucu getirecektir. iş için tanıştığınız veya görüştüğünüz insanlar için hatırlanmaya değer bir özelliğiniz yoksa birlikte çalışmak için onlar tarafından seçilebilir olma ihtimaliniz de zayıflıyor. ve her şeyden önemlisi hatırlanmaya değerseniz, insanlar sizinle tanışmak isteyeceklerdir zaten.

bu konuda yapmakta olduğunuz bir şeyler var mı? yorumlarda paylaşabilirsiniz.

 

0 0 oy
Yazıyı Puanlayın
0
Yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın :)x
()
x